Covid-19 Pandemisinde Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı

Bir anda ortaya çıkıp hızlıca tüm hayatı değiştiren pandemi sürecinin yarattığı hastalığa yakalanma korkusu ve belirsizlik ortamı toplumun tüm kesiminin ruh sağlığını tehdit eden bir hal aldı.  Bu durumdan erişkinler kadar çocuklar da büyük oranda etkilendiler.  Çocukların günlük rutininde olan pek çok şey hızlıca değişmek zorunda kaldı. Bu hızlı değişimler de bazı çocukların adapte olmasında zorluklara yol açtı. Çocukların zorluklarla başa çıkmaya çalışırken ihtiyaç duydukları ebeveyn desteği, ebeveynlerin de stres altında olması nedeniyle zaman zaman sekteye uğradı. Bu nedenle bazı ailelerde evdeki durumlar karmaşık bir hal aldı ve ailelerin ruhsal danışmanlık ihtiyaçları ortaya çıktı. 

Salgın sürecinde evde zorlanan ebeveynlere çocukların ruh sağlığının korunmasına yönelik yardımcı olabilecek bir takım öneriler aşağıda sunulmuştur. 

Ebeveynlerin ruhsal iyilik halini korumaları: Çocukların ruh sağlığını koruyabilmemiz için ebeveynlerin ruhsal olarak iyi durumda olmaları önkoşuldur. Ebeveynlerin salgın süreciyle ilgili kaygılarıyla başa çıkabiliyor olmaları çoğu durumda çocuğa güven verir ve rahatlatır. Eğer ebeveynler kendilerinin stresle başa çıkmakta zorlandığını ve çocuklara yansıdığını düşünüyorlarsa ilk basamak kendileri için ruhsal yardım arayışı olmalıdır. 

Çocuğunuzun koronavirus hakkında yaşına uygun bilgi sahibi olması: Çocuğunuzun koronavirus hakkında doğru ve yaşına uygun düzeyde bilgi sahibi olması kafasındaki belirsizliği ve kaygıyı azaltıp süreci atlatmasını kolaylaştıracaktır. Çocuğunuzun salgınla ilgili kaygıları veya korkuları varsa öncelikle salgınla ilgili ne bildiğini öğrenmeye çalışın. Çocuğunuzun salgınla ilgili bazı bilgileri eksikse boşlukları kendisi hayal dünyasında tamamlamış olabilir veya başka bir kaynaktan yanlış bir bilgi elde etmiş olabilir. Eğer yanlış bilgileri varsa bunların doğrularını ona sakince anlatın.  10-11 yaşın altındaki çocuklarda soyut düşünme henüz gelişmediğinden gözle görülemeyen bir virüsü anlayabilmeleri zor olabilir. Bu konudaki hikâyeler, resimlerden faydalanıp biraz daha somutlaştırarak anlatabilirsiniz.  

Çocuklarınızı televizyon veya sosyal medyadaki abartılı veya korkutucu haber ve yorumlara maruz kalmaktan koruyun. Çocuklara sosyal medyada duydukları her şeyin doğru olmadığını anlatın. 

Güven duygusunun oluşumu: Bu süreçte çocuklar kendilerinin ve sevdiklerinin başına kötü bir şey geleceğinden endişe duyabilirler. Eğer çocuğunuzun böyle bir endişesi olduğunu düşünüyorsanız, kendinizi korumak için aldığınız önlemleri anlatabilirsiniz. Ebeveyn olarak siz sakin ve güvende hissediyorsanız çocuğunuz da bu mesajları alacaktır. Güven vermeye çalışırken çok iyimser tablolar veya gerçek olmayan bilgiler vermekten kaçının. “Kimseye bir şey olmayacak.” “Hepimiz hep yanındayız.” gibi sizin kontrolünüz dâhilinde olmayan cümlelerden kaçının. Hastalanan insanlarla ilgili onlara yardım eden pek çok kişinin olduğunu anlatın. Kötü bir şey olduğunda yardım eden insanların olduğunu bilmek çocuğunuzun kaygılarını azaltabilir.  

Duyguların paylaşımı: Bazı ailelerde olumsuz duygulara tahammül gösterilememektedir. Çocuğun mutsuz olması, ağlaması, kaygılanması ve kızması durumunda ebeveynler tamamen görmezden gelebilmekte veya aşırı tepki verebilmektedir. Bu durumda çocuk duygularını ifade edecek ortam bulamayabilir ve bu daha büyük sorunları doğurabilir. Olumsuz duygulara karşı ebeveynler daha nötr ve sakin kalarak yaklaşmaya çalışmalı, çocuğun süreçte yaşadığı duygularını paylaşması ve anlamlandırmasına yardımcı olmalıdır. Üzgün ve sıkıntılı hissetmeleri halinde, bunda yanlışlık olmadığını belirtin. Sizden nasıl başa çıkacaklarını öğrenebilmeleri için kendi stresinizle nasıl başa çıktığınızı onlarla paylaşın.

Evde rutinlerin oluşturulması: Her çocuğun rutinlere ihtiyacı vardır. Bu nedenle yatma ve kalkma saati, yemek saatleri, ders çalışma ve oyun oynama saatlerini belirli bir düzen içinde tutmaya çalışın. Küçük yaş çocuklarda bu iş tamamen ebeveynlere düşerken yaş arttıkça çocuğunuzu da bu rutinleri belirlemeye dâhil etmeniz, birlikte bir çizelge hazırlamanız çocukların motivasyonlarını arttıracaktır.

Akranları ve yakın akrabalarla görüntülü görüşmelerin desteklenmesi: Evde kalınan süreçte çocukların sosyalleşmelerinin desteklenmesi için salgın öncesi görüştüğü yakınlarıyla ve arkadaşlarıyla görüşmelerini görüntülü devam ettirmeye çalışın. 

Ekran maruziyetinin azaltılması: Evde geçirilen uzun süreler nedeniyle çocukların ekran maruziyet süreleri oldukça arttı. Çocuğunuzun günlük rutin programını belirlerken günün belirli saat aralıklarında telefon / tablet / televizyon kullanımını da belirleyin. Yaşa göre önerilen sürelerin çok üzerine çıkmamasına dikkat edin. Belirli alanlarda (örneğin, yemek masasında, yatak odasında, tuvalette gibi) tüm aile bireyleri için teknolojik aletlerin kullanımı kısıtlanabilir. Teknolojik aletlerin kullanımında çocuklarınıza iyi model olmaya çalışın. Çocuğunuzun ekran dışında ilgilenebileceği alanlar yaratmasında yardımcı olun. 

Günlük hareket:  Evde geçirdikleri bu süreçte yeterince hareket ettiklerinden emin olun.

Psikiyatrik tedavi alan çocuklar: Salgın öncesinde çeşitli nedenlerle bir psikiyatrik tedavi alan çocuğunuz varsa doktorunuza danışmadan ilaçlarını kesmeyin, dozlarını değiştirmeyin.  

Tüm bu önerilere rağmen sürekli uyku sorunu yaşayan, korkularını kontrol edemeyen, anne babasından ayrılamayan, davranış problemleri yaşanan çocukların profesyonel yardıma ihtiyacı olabilir.

Kaynak Olarak : Başkent Üniversitesi İstanbul Sağlık Uygulama Araştırma Merkezi,
https://istanbulbaskentuniversitesi.com/saglik-rehberi/cocuk-sagligi-ve-hastaliklari/covid-19-pandemisinde-cocuk-ve-ergen-ruh-sagligi

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz