Çocuk sömürüsü ve örselenme nedir?

Çocuklarda örselenme ve sömürü; fiziksel, duygusal ve cinsel olarak üç başlık altında ele alınmaktadır. 

Psikolog Şahin Uçar, şu bilgileri veriyor:

Fiziksel örselenmenin kolayca tanınabilmesine karşın, duygusal sömürünün yüzeysel verilerle anlaşılması oldukça güçtür.

1)Fiziksel Örselenme:Verilen bir ceza sonucunda yaralanma gibi çocuğun kaza dışı hasar görmesi şeklinde özetlenebilir. 

Morluklar, berelenmeler, şişlikler ve yara izleri, yanıklar, kemik ve eklem hasarları, beyin göz zedelenmeleri, iç organ hasarları, nedeni belli olmayan ya da hasara bağlı ölümler ve gelişme geriliği fiziksel örselenme bulguları olarak değerlendirilmektedir. 

On sekiz yaşından küçük bir çocuğun korunması ile yükümlü kişiler tarafından oluşturulan, sağlığı bozucu tehdit edici bir ortamda çalıştırılması bu tür bir istismar örneğidir.

2)Duygusal Sömürü:Toplumun ölçütlerine çocuğun bakımı ve eğitimi ile yükümlü kişilerin örseleyici davranışlar yaparak ya da sağlıklı gelişim için yapılması gerekenleri yapmayarak çocuğa zarar vermeleri olarak tanımlanmaktadır. Duygusal sömürüye neden olan davranışlar, gelişimsel yaklaşımlar içinde sınıflandırılmışlardır:

a)Reddetme:Bebeklik döneminde anne, babanın çocuklarındaki duygusal bağlanma gereksinimini reddetmesi, okul döneminde çocuklarına olumsuz sıfatlar yüklemeleri, ergenlikte çocuktan beklenilen sosyal rollerdeki değişikliği görmeyi reddetmeleri gibi davranışlardır.

b)Korkutma, Yıldırma, Tehdit:Anne, babanın yada bir yetişkinin yıldırmak amacıyla aşırı derecede korkutucu jestler yapması, çocuğu ikilemde bırakması, aşağılayarak tehdit etmesidir.

c)Görmezlikten Gelme, Aldırmama, Kayıtsızlık: Anne, babanın çocukta gelişimsel olarak ortaya çıkan değişiklikler konusunda kayıtsız kalması, çocuğa yardımcı olmaması, onu korumamasıdır.

d) Ayırma, Yalnız Bırakma:Anne, babanın çocuklarını kendileri ve başkaları ile etkileşime sokmamaları, çocuklara kendilerinden başkasıyla ilişki kurmayı öğretmemeleri, akran ilişkisine izin vermemeleri, çocuğun grup etkinliklerine katılımına izin ermeyerek sosyalleşmesini engellemeleri gibi davranışlardır.

e)Suça Yönelme:Anne, babanın sosyal olarak kabul görmeyen davranışları(örneğn; fiziksel ve cinsel saldırganlık, suça yönelme, madde kullanımı gibi) desteklenmesi, pekiştirmesi ya da bu tür davranışlara duyarsız kalmasıdır.

Ülkemizde yapılan çalışmalarda çok sıkı ve katı otorite, dayak, aşırı koruyuculuk, sosyal ilişkiler kurmada kısıtlama, aşırı eleştirme, yaşa uygun sorumluluk vermeme, aşırı ilgi, aşırı ilgisizlik; duygusal sömürü olarak nitelendirilecek davranışlar olarak belirlenmiştir.

3)Cinsel Sömürü: Duygusal, bilişsel ve fiziksel gelişimini tamamlamamış bir çocuğa bir yetişkin ya da çocuktan yaşça daha büyük bir kişi tarafından yönlendirilmiş her türlü cinsel eylemdir. Bu eylem, davranışsal ya da sözel olarak gerçekleştirilebilir. Cinsel sömürüyü görmezlikten gelmek ya da ortam hazırlamak da bu kapsam içindedir.

Anne, babaların çocuklarına karşı ilgili olmaları, onların davranış değişiklikleri konusunda duyarlı davranmaları gerekir. Anne, baba çocuk ilişkisini bozacak durumların varlığında ise yardım istenilebilecek, sorunu çözümleyebilecek kişi, kurum ve kuruluşların olması örselenme ve sömürü riskini azaltacaktır.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz