Duygusal şiddet: Çocuğa zorla yemek yedirmek ne kadar doğru?

Çocukların yeterince doymadığını düşünerek onlara sürekli “ye!” baskısı uygulamak, bir çok ailede sıklıkla görülen bir durum.

Peki, uzmanlarca “duygusal şiddet” olarak tanımlanan bu davranışın, çocuklarda hangi olumsuzluklara yol açtığını biliyor musunuz?

Diyetisyen Esra Tüfekçi’nin konuya ilişkin görüş ve önerilerini derledik:

Bu şiddette önce kaşık, uçak olur!

Çocuğunuz doymuştur, daha fazla yemek istemez. Size, başını çevirerek veya kaşığı uzattığınızda ağzını açmayarak bunu net bir şekilde ifade eder. 

Çocuğunuzun, doymasına rağmen, tabağında birkaç kaşık püre/yemek kaldığını gören siz de hemen kaşığı elinize alırsınız ve başlarsınız: “Uçak geliyooo, haaam!”

Başlangıçta çocuğunuz oyun zannedip ağzını açar; çünkü ilk defa karşılaştığı kaşık-uçak ona ilginç gelmiştir. Ama biraz zaman geçtikten sonra bunun onu eğlendirmek için değil de, kandırmak için yapıldığını anlayacaktır.

Uçak kandırmasından artık etkilenmeyen çocuk için sıradaki yöntem; Dikkat Dağıtma!

Bu yöntemle çocuğunuza müzik ve televizyon açarak, onun bilgisayar ve tablette oyun oynamasına izin vererek, parkta sallayarak dikkatinin dağılmasını sağlarsınız. Ve siz de bu fırsattan istifade ederek, çocuğunuzun ağzına arka arkaya yemekleri doldurursunuz. 

Böylece çocuğunuzun bilinçsiz bir şekilde yemek tüketmesine neden olarak, geleceğin obez bireyini yaratmış olursunuz.

Malum her zaman çocuğunuzun dikkatini dağıtamazsınız; devreye “Duygusal şiddet” girer!

Çocuğunuz ihtiyacı olan kadar yemeğini yer. Doyduktan sonra ise, tabağında kalan her kaşık için; anne rica etmeye başlar. “Bu kaşık benim için, bu kaşık baban için, bu kaşık abin için…” bu böylece uzar gider. 

Çünkü sadece sizin için bir kaşık alması yetmez, o tabak bitene kadar tüm aile sıraya girer. Siz rica ettiğinizi düşünerek bu durumu masum görürsünüz; ama uyguladığınız yöntem “Duygusal şiddet”tir. 

Çocuğunuzun size olan sevgi-saygı duygularından yararlanmaktır!

Şimdiyse sırada ödül/ceza yöntemi yer almakta!

Çocuğunuzun hep daha fazla yemesi için, ilk olarak yemeklere ödül koyarsınız. Ama gözden kaçırdığınız bir nokta var: sizden daha zeki olan çocuğunuz, yiyeceği yemeğin sonuna ödül konduğunda tadının kötü olduğunu düşünecektir. 

Belki de çok seveceği bir yemek; ödül yöntemi sonrası, direk sevilmeyen besinler grubuna alınacaktır. Ödül yönteminden sonra sıra, daha etkili olacağı düşünülen ceza yöntemine gelir. 

“Tabağını bitirmezsen, dışarı çıkamazsın!” Böyle yaparak belki de kendini en iyi hissettiği ortamı, ellerinden almış oluyorsunuz!

Peki Kıyaslama daha iyi bir yöntem mi sizce?

Çocuğunuzu yemek konusunda elinizde olmadan sürekli başkalarıyla kıyaslıyorsunuz. 

“Bak arkadaşın ne güzel yiyor, arkadaşın tabağını çoktan bitirdi…” gibi cümlelerle hem çocuklarınızı rencide ediyorsunuz, hem sizin hakkınızda yanlış düşünmesine neden oluyorsunuz, hem de arkadaşına karşı kinlenmesine yol açıyorsunuz! 

Çocuğunuzun önünde anne-baba gibi en etkili örnek varken, lütfen başkalarıyla kıyaslama yapmayın. Önce kendi yeme davranışlarınızı sorgulayın, sonra çocuğunuzunkini…

Her yöntemi denediniz olmadı, zaman “Fiziksel Şiddet” zamanı!

Çocuğunuzu kendi haline bıraktınız (!) bir türlü yemedi, “artık ipleri ele alma vakti geldi” mi diyorsunuz? Ve çocuğunuzun yanaklarını sıkıp, burnunu tıkayarak ağzını açmasını sağlıyorsunuz, böylece ona yemek yedirmiş oluyorsunuz! 

Çocuğunuzda hem duygusal, hem de besinsel olarak nasıl bir travma yarattığınızın farkında mısınız?

İşte bütün bu yöntemlerin sonunda çocuğunuzun yaşayacağı hayal kırıklığını siz düşünün. Bununla da kalmayıp, ona duyduğunuz sevgiden de şüphe etmeye başlayacaktır. 

Çünkü çocuklar annelerini koşulsuz severler; annelerinin de onları koşulsuz sevmesini beklerler! 

Lütfen sadece kendinizi onun yerine koyun ve birinin size bu yöntemleri uyguladığını düşünün. En doğru kararı o zaman vereceksiniz!

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz