Çalışan anneler için pratik beslenme önerileri

Çalışan annelerin ortak sorunlarından biri olan çocukların beslenmesi konusunda diyetisyen Nil Şahin Gürhan’ın önerileri şöyle:

Anne Sütü”

Bebeklerin sağlıklı büyümedi için en ideal  besin anne sütüdür. Doğumdan sonra ilk altı ay boyunca anne sütü bebeğin bütün besinsel ihtiyaçlarını karşılar. Bu nedenle ilk altı ay bebeğe sadece anne sütü verilmelidir. İş yerlerinden bu süre boyunca uzak kalamayacak anneler, pompa kullanarak bebeklerinin onlar evde yokken de sağlıklı beslenmesini sağlayabilirler. Anne sütü 24 saat boyunca buzdolabında veya 6 ay boyunca özel poşetler içerisinde derin dondurucuda saklanabilir. Bu süreden sonra mutlaka dökülmeli ve bebek için yenisi sağılmalıdır.

“çocuğunuzun büyümesi izlensin

Çocuk sağlığı açısından en önemli konulardan biri büyümenin izlenmesidir. Sağlık çalışanları tarafından bebeğin düzenli aralıklarla büyümesinin değerlendirilmesi, bebeğin beslenme durumunu gözler önüne sermekle kalmaz, büyüme geriliğine neden olabilecek herhangi bir problemin erken saptanmasını ve daha kolay çözümlenmesini sağlar.

“Doğru zamanda doğru tamamlayıcı besine geçin”

Doğumdan ilk altı ay sonra bebeğin besin ihtiyaçları artar ve anne sütü demir minerali başta olmak üzere bebeğin ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalır. Bu nedenle ilk altı ay bittikten sonra uygun tamamlayıcı besinlere geçilmelidir. 6. ayındaki bir bebekte ilk başlanması gereken besinler yoğurt, sebze çorba, meyve püresi ve pirinç unlu mamadır. Daha ileriki aylarda ise yumurta, çorba, sebze yemekleri ve et yemeklerine sırayla başlanması gerekir. Bebeğin sağlıklı beslenebilmesi için tamamlayıcı besinlerin miktarları ve özellikleri oldukça önemlidir.

“Tamamlayıcı besinleri reddediyorsa
”

Bebeğiniz tamamlayıcı besinleri reddediyorsa, bazı püf noktalarına dikkat etmeniz gerekir. Tamamlayıcı besin bebeğe ilk verilirken bebeğin karnı çok tok veya çok açken verilmemeli ve miktarı çok olmamalıdır. Kusma, iğrenme veya çıkarma gibi bir sorun varsa besine ara verilmeli, 1–2 gün sonra tekrar denenmelidir. Gün içerisinde birden fazla ek besine geçilmesinin de doğru olmadığını unutmayın.

“Çocuğunuz iştahsızsa
”

Her evde zaman zaman görülen bir sorun olsa da, çocukların iştahsızlığı çalışan anneler için büyük bir sorun olabilir. Bütün gün boyunca annesinden ayrı kalan çocuk, özlemini gidermek için yemek yemeği unutabilir. Bu durumda ilk yapılması gereken iştahsızlığın nedeninin öğrenilmesidir. Çocuğunuzla ilgilenen kişiden çocuğun gün boyunca tükettiği besinlerin miktarlarını ve çeşitlerini not etmesini ve yemek yerken sergilediği davranışları gözlemlemesini isteyin. Elde edeceğiniz bilgiler size sorunun ne olduğuna dair ipuçları verecektir. Gün boyu abur cubur tüketen, ayaküstü atıştıran, yemeklerden önce şekerli besinler tüketen çocuklar genelde iştahsız olur.

“Beslenme konusunda ona örnek olun”

Çocukların ilk rol modellerinin sizler olduğunu unutmamalısınız. Çocuklar özellikle beslenme konusunda aile bireylerini örnek alır. Hiç sebze yemeyen, ayaküstü atıştıran ve düzenli beslenmeyen biri iseniz, çocuğunuzdan beslenme konusunda harikalar yaratmasını bekleyemezsiniz. Gün boyunca sizden uzakta kaldığı için akşamları sizi çok dikkatli gözlemleyecek ve yaptıklarınızı yapmaya çalışacak olan çocuğunuzun sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını istiyorsanız, başta siz ona örnek olun.

“Küçük yaşta sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmasını sağlayın
”

Çocuklar yaşam boyu sürdürecekleri beslenme alışkanlıklarını oyun döneminde (1–6 yaş) kazanırlar. Bu dönemde çocuğun doğru yönlendirilmesi çok önemlidir. Beslenmeye olan ilgisini arttırmak için alışverişlere onunla çıkabilir, sorumluluk duygusunun gelişmesi için sofra kurma-kaldırma gibi yapabileceği işleri ona yaptırabilirsiniz. Besin gruplarını ve sağlıklı beslenmenin yararlarını öğrenmesi için bir diyetisyenden yardım almak sağlıklı bir tercih olur.

“Aile sofraları çalışan anneler için daha önemlidir”

Aile sofraları, tüm gün ailesinden uzak kalan çocukların, aile özlemlerini gidermesi, onlarla sohbet etme imkânı yakalaması ve doğru beslenme alışkanlıkları kazanması açısından son derece önemlidir. Akşam yemeklerinin saatlerinin belli olması ve bütün aile bireyleri ile sofrada yemek yenmesi gerekir. Aile sofraları ile ilgili diğer önemli nokta ise, sofrada tartışmamaya dikkat edilmesidir. Çocukla sofrada yemek ile ilgili yapılacak tartışmalar, onu daha fazla yemeye zorlama veya başka çocuklarla kıyaslama hem yemeğe, hem de size karşı direnç oluşturmasına neden olur.

“Sofraya olan ilgisini çekin”

Akşam eve geldiğinizde çocuğunuzun bütün ilgisi size kayıyor ve yemek ile ilgilenmiyorsa sofraya olan ilgisini çekmeye çalışın. Çocuklar için üretilmiş çatal ve kaşıklar, süslü kâğıt peçeteler kullanın. Yemekleri tabağa ilgisini çekecek şekilde yerleştirin. Örneğin meyvelerden bir bebek yapın.

“Yemeğin ödül olmadığını unutmayın”

Beslenme, bir ödül değil yaşamımızı devam ettirmemiz için gerekli olan ve hayat kalitemizi etkileyen bir olgudur. Çalışan annelerin çocuklarının beslenmesi ile ilgili en sık yaptığı hata beslenmede ödüllendirmeye gitmek veya besini ödül olarak görmektir. Çocuğundan uzak kalmanın kimi zaman yarattığı endişe ve suçluluk duygusu annelerin çocuklarına sürekli yiyecek bir şeyler satın almasına veya onları restoranlara götürmeleri ile sonuçlanabilir. Fakat bu çeşit bir beslenme tarzı çocuğun kilo almasına ve yanlış beslenme alışkanlıkları kazanmasına neden olur. Unutmayın ki, çocuğunuzu mutlu eden en büyük boy cips, en büyük boy menü veya en gösterişli çikolata değil, sizinle kaliteli zaman geçirmesidir.

“Mutfağa yeteri kadar vakit ayıramıyorsanız
”

Çalışan annelerin bir sorunu da iş yaşamında yaşadığı yoğunluk nedeni ile mutfaklarına yeteri kadar ilgi gösterememeleridir. Fakat işe yarar bir mutfak planı bu sorunu ortadan kaldırır.

Alışveriş listenizi mutfakta göz önünde bir yere asın. Yemek hazırlarken biten ve almanız gereken her ürünü üzerine not edin.

Alışveriş sırasında bir dahaki alışveriş zamanınıza kadar yetecek miktarda ürün satın almaya özen gösterin.

Alışverişte iken acil durum kurtarıcısı olarak donmuş sebze ve ton balığı alın.

Hafta sonu, haftanın ilk günleri için yetecek miktarda yemek yapın. Fakat ısıtılmış yemekleri 24 saat içinde dökmeyi unutmayın.

İşten geç çıktığınızda ve yemek yapmak için süreniz sınırlı olduğunda ızgara et, salata, ayran ve ekmekten oluşan hafif ve hızlı bir menüden yardım alın.

Yemek yapmak için çok geç kaldığınızda menemen, ayran ve ekmekten oluşan bir menü kurtarıcınız olacaktır.

Çocukların ve sizin haftada 2–3 kez balık tüketmesi gerekir. Evde balık yapma şansınız yoksa yemek yapmaya vaktiniz kalmadığı günlerde ailecek dışarıda ızgara balık yemeye gidebilirsiniz.

Acil durumlarda donmuş sebzeleri hızlıca pişirebilirsiniz. Çünkü çözdürülmelerine ihtiyaç yoktur.