Bebeğinizle iletişime geçmenin 3 yolu

7-hamile-kadin-muzikHamilelik günden güne ilerliyor. Bebeğiniz için hazırladığınız odayı düzenlerken, bir an önce onu o güzel yatakta görmeyi hayal ediyorsunuz. Ama unutmayın şu an karnınızda ve olabildiğince yakınınızda.

O hissediyor, duyuyor, dış dünyanın farkına varıyor. O karnınızda, kendisine hayat veren sıvı içinde keyif yaparken, kalbinin sesini, barsaklarının gürültüsünü dinliyor.  Fakat bütün bunların yanında dışarda gelen uyarıcı şeyleri de duyabiliyor.  Müzik mi dinliyorsunuz, hoşunuza giden bir fıkraya mı gülüyorsunuz ya da sevgiyle karnınınızı mı okşuyorsunuz… Eğer derin bir uykuda değilse, karnınızdaki bebeğiniz bütün bunları farkediyor. Hatta öğrenmeye bile başlıyor.

Onun için, karnınızdaki tekmelerin sahibi ile iletişime geçmenin tam sırası. İştenin bun üç önemli yolu:

1 – Müziğin gücü:
Müzik, bebeğinizle iletişime geçmek için en iyi yöntemdir. Kanepeye uzanıp iyi bir müzik eşliğinde dinlenmekten daha iyi ne olabilir…  Bunu sık sık yapın.

Uzmanlara göre müzik, hem anne hem de bebek için huzuru sağlamak için en önemli araçlardan biri. Müziğin türü çok da önemli değil ama yine de sakin ve romantik bir melodiyi tercih edin.

Müzik sakinleştiriyor, nabzınızı düşürüyor, bebeğiniz üzerinde yatıştırıcı olan hormonlar açığa çıkartıyor. Bu arada rahatlarken bebeğinize de ilgi göstermeniz gerekiyor. Bebeğin odasını düzenlemeye gittiğinizde müziği sonuna kadar açıp onunla iletişime geçemezsiniz. O nedenle kanepeye uzanın, elinizi karnınıza koyun.

Bir cenin olanları duyar ve aklında tutar. Sesler, onun beyni tarafından işlenir ve kaydedilir. Bu durumu ileride, doğum sonrası lehinize çevirebilirsiniz.  Bebekler tanıdık sesler sayesinde sakinleşir. Tanıdıkları bir melodi, odadaki bir gürültü ya da başını göğsünüze dayadığınızda kalbinizin atışı… Bütün bunlar bebeğinize, “anne karnında güvendeyim” duygusu verir.

2 – Dokunmanın gücü:
Dokunmak, hayati ihtiyaçlarından birisidir. Çocuklara güven duygusu verir. Onlara düzenli olarak sarılmanız gelişimine katkı sağlar. Ama bunun için bebeğinizin doğumuna kadar beklemek zorunda mısınız?

Hayır! Doğumdan önce de bebeklerin dokunulmaya ihtiyaçları vardır. Bu bebeğiniz için yararlıdır. Uzmanlara göre, karnınınıza dokunarak bebeğinizle doğrudan iletişime geçiyorsunuz. Bu da doğum öncesi aranızdaki bağı geliştiriyor. Burada önemli olan sakin olmak. Bu sayede leğen kemiği bölgesinde bebek için daha fazla yer açılıyor. Bu da onun kendisini daha rahat hissetmesini sağlıyor. Yani doğmamış bebeklerin dokunulmadan keyif aldığı bilimsel olarak da destekleniyor.

3 – Rahatlamanın gücü:
Eğer rahatlama, ilgi ve sakinlik bebeğiniz için bu kadar olumluysa, bunun tersi nasıldır?
Stres ve hamilelik boyunca yaşanan kaygıların etkisi nedir?  Gelişim psikolojisi uzmanlarına göre hamilelikteki stres, bebeklerin düşük kilo ile doğmasına, sürekli ağlamasına ve davranış sorunlarına yol açıyor.

Yapılan araştırmalar, hamilelik boyunca yoğun stres yaşayan annelerin bebeklerinin ilk yıllarında sık sık hasta olduklarını ortaya koyuyor. Kulak iltihabı, soğuk algınlığı ve cilt sorunu gibi sıkça görülen rahatsızlıklar yüzünden bebekler ilk yıllarında antibiyotik almak zorunda kalıyor.

Bu nedenle uzmanlar, hamilelik sırasınca yeterince dinlenme ve sağlıklı beslenmenin önemine dikkati çekiyor.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz