Peki nedir bu PTSB ve nasıl önlenebilir?

matka_obrazlife4styleBir bebeğinizin olması mükemmel bir duygu. Ama aynı zamanda ölümüne yorucu ve inanılmaz derecede şiddetli.  İşte bu nedenle her anne, doğum sonrası bebeğini kucağına aldığında pembe bulutlar üzerinde uçamıyor.  Bazı anneler “Post travmatik stres bozukluğu” (PTSB) ile karşı karşıya kalıyor.

Peki nedir bu PTSB ve nasıl önlenebilir?

Hollanda’da yılda 2 bin anne doğum sonrası post travmatik stres bozukluğu yaşıyor. Belirtileri, normal lohusalık göz yaşlarından daha ciddi biçimde ortaya çıkıyor. Anne, derin bir şok içinde ve günlük yaşamında rahatsız oluyor. Doğum hakkında konuşmak, fotoğraflara bakmak istemiyor.

Eğer bir anne doğum sonrası kabuslar görüyor,  uykusuzluk, panik, çarpıntı, duygu değişiklikleri yaşıyorsa ve bu şikayetler bir aydan uzun sürüyorsa PTSB’den söz edilebilir.

Herkesin başına gelebilir
Uzmanlara göre bu, herkesin başına gelebilecek bir durum. Daha çok, erken doğum ya da  hamilelik döneminde komplikasyon yaşayan veya risk altında olmadığı halde sezaryen uygulanan kadınlarda ortaya çıkıyor. Doğumda çok fazla sancı çeken veya strese dayanıklı olmayan kadınlar da risk grubu içinde.

Doğum normal bile olsa bazı kadınlar stresten şikayetçi olabilir. Sonuçta herşey doğum sırasında fiziksel ve psikolojik sınırın aşılması ile ilgili. Yaşanan acının verdiği dehşet ya da çocuğunu kurtaramayacağı düşüncesi ciddi travmaya yol açıyor.

PTSB’de travmanın erken farkedilip tedaviye başlanması çok önemli. Duyguları saklamak, bebeğin tepkilerine karşı duyarsızlaştırır. Ve anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesini engeller.

Birçok kadının  annelikten yüksek beklentileri var. Doğum öncesi ilk kasılmalar başladığında, annelik iç güdüsüne güveniyorlar. Bebeklerini kucaklarına aldıkları zaman, tarifsiz bir mutluluk yaşayacaklarını, bulutlar üzerinde dolaşacaklarını hayal ediyorlar.

Pratikte durum farklı
Ama bazen bu durum pratikte çok farklı ilerliyor. Emin olamama, hayal kırıklığı daha ağır basıyor. Özellikle ilk birkaç hafta içinde annelerin bazıları kendisini oldukça garip hissediyor.

Bir çocuk sahibi olmak heyecan verici duygusal bir olay. Aynı zamanda ve yüksek stres kaynağı da… Bebeğinizin 24 saat bakıma ihtiyacı olduğunun farkına varmak çok ağır gelebilir.

Çok zor bir doğum, bedensel ve psikolojik sınırı aşabilir. Annenin, bütün bunları sindirmek için zamana ihtiyacı olacak. Gece uykusunun sık sık bölünmesi sinir bozucu olacaktır. Bu nedenle, fırsat buldukça uyumak ve dinlenmek çok önemli.

Ayakta kalmak, çocuğunuzun her ağlamasına tepki vermekten daha önemli. Çünkü uzmanlara göre, siz iyi olursanız, bebeğiniz de iyi olur.

Eğer depresyona girdiğinizi düşünüyorsanız ne yapmalısınız?

  •  Bu durumda yapılacak en iyi şey, doktorunuza danışmak. Belki sizi bir terapiste sevkedebilir. Anne çocuk polikliniklerinden de bu konuda yardım isteyebilirsiniz.
  • Bunun yanı sıra mümkün olduğunca aktif kalmaya çalışın.
  • Her zaman hoşlandığınız şeyleri yapmaya zaman ayırın.
  • Yeterince dinlenin. Rahatlamaya çalışın.
  • Çevrenizdekilerden yardım isteyin.
  • Doğum sonrası depresyon nedeniyle kendinizi çökmüş hissedebilirsiniz. Bunun geçici bir durum olduğunu düşünün.
  • Hatta gerekirse, bir kapıda “Bu geçici bir durum” diye yazıp, yatağınızın baş ucuna asın.

Hiçbir doğum planlanamaz ya da önceden tahmin edilemez. O nedenle travmanın gelişini de tahmin edemezsiniz. Eğer hamilelik gözünüzde büyüyorsa buna hazırlanma kurslarına gidin. Doktorunuzla ya da ebeyle konuşun. Bu, doğum sonrası sorunların en aza indirilmesi açısından önemli olabilir.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz