İstenmeyen gebelik ya da bilinen sevimsiz adıyla ‘kürtaj’

Annemonline.com okurlarının ilgiyle izlediği kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Müjdegül Z. Karaca,bu kez kürtaj konusunu ele alıyor:

Selam! #flood sevenler. Istenmeyen gebelik ya da bilinen sevimsiz adıyla kürtaj anlatacağım kendi tarzımda. Ilgilenenlere duyurulur.

1. 1983 yılında kabul edilen 2827 sayılı Aile Planlaması Kanununa göre reşit bir kadın istemediği gebeliğini 10. haftaya kadar sonlandırabilir. Kadın evli ise yani bebeğin ‘yasal’ bir babası varsa, o zaman onun da bu işe rıza göstermesi zorunludur.

2. Bu konuda etik ve romantik bir takım tartışmalar olsa da bilimsel olarak tartışılacak bir şey yoktur. Kadın istemediği gebeliğini sonlandırabilir. O kadar. Sonlandıramadığı zamanlarla ilgili isteyen google a sorsun ne oluyormuş 😒

3. Bırakırsan sen ben gibi bir insana dönüşecek olan bireyin yaşam hakkı konusunun, ben bu tartışmaların etik ve romantik kısmında olduğunu düşünüyorum. Bu benim fikrim. Herkesinkine saygı duyarım. Ben de saygı görmek isterim.

4. Benim fikrim (sormadık diyorsan senin canın sağ olsun, da… okuma o zaman😏) her çocuk istenen çocuk olmayı hak eder. Her anne de istediği bebeği büyütme hakkına sahip bence.

5. Yasal hak olduğu için devlet bu imkanı temin eder. Bu işi kadın doğum hekimi yapar. Devlette çalışan bir kadın doğum uzmanı olduğum için ben de yapıyorum zaman zaman. En çok severek yaptığım bir iş olduğunu söyleyemeyeceğim. Naapalım iş bu da…

6. Rıza esastır. Kimse kimseyi kürtaj yapacaksın diye zorlamaz ülkemizdeki hastanelerde. Ancak devlet bu imkanı tıpkı özgecan’ın katiline avukat temin ettiği gibi bir zorunlulukla yerine getirir vatandaşına… Birimiz yaparız yani.👩🏻‍⚕️

7. Devlet hastaneleri aile planlaması polikliniklerinde sandığınızın aksine tahliye istemi büyük oranda evli çiftlerden gelir. Bilmiyom niye😒işte öyle. Büyük bir suçluluk hissetmektedir adamlar, bu duygudan da bucak bucak kaçarlar. Bu işte toplumsal toksik maskülanite yükü.

8. Halbu ki kendini suçlayacak bir şey yok. Istemeden olan bir şey. Adı üzerinde istenmeyen gebelik. Genelde başka bir yöntemle korunurken (onu da bir gün konuşuruz geri çekme yöntem değil) yanlışlıkla olur bu.

9. Toplumsal maskülanite öyle toksik düzeyde ki nikahlı karısının kendisinden hamile kaldığı bebeğini maddi ve manevi olarak bakamayacak olduğu gerçeği erkeğe çok ağır gelir. #ErkeğeŞiddeteHayır Kendini suçlu hissedecek bir şey yok.

10. Yine de hemen yapmamak kürtajı düşünmek için bir fırsat verir çiftlere. Tetkiklerini istediğimiz kişiler ertesi güne ya da randevuya kadar kararını gözden geçirmiş ve iyice emin olarak yatar masaya. Bu aşamaya gelmiş bir kararı artık sorgulamanın anlamı yok.

11. Bunun dışında diyelim ki nikah yok. Iyi bana göre bir şey yok bunda. Ben yaparım. Sana dar gelen bana bol gelir… de… O öyle değil işte. Tecrübelerim bana bütün ilişkilerin kürtajdan ağır yara aldığını öğretti. Sonu evlilik bile olsa…

12. Neden diye düşünüyorum bazen. Her seks bilinçte olmasa da bilinç altında o kişiden üreme isteği bir yerde. Ve üremek çok keyifli. Güven bana. Beyinde zevk merkezi var. Nuc. Accumbens. Bence orada çok özel dopaminerjik nöronlar var. Sadece bebeğin olduğunda ateşliyor 😌

13. Galiba bu ödülden mahrum olmak kişiyi onulmaz şekilde yaralıyor. Çok çift gördüm, nişanlıydık gebe kaldım, aldırttı, hiç affedemiyorum kocamı/karımı diyen. Ay neyse işte böyle ihtiyacınız olmasın da bakarız biz ona 🙋🏻‍♀️