İyilik hali

İyilik hali yeni bir kavram değildir ve tarihi bilinen ilk uygarlıklara kadar uzanmaktadır. 

Antik Yunan’da sağlık tanrısı olan Asklepio’nun farklı açılardan hastalık ve sağlığa yaklaşan iki kız vardır. Kızlarından biri olan Panacea, sağlığın mevcut hastalıkların tedavi edilmesine yönelik yaklaşımını yüceltmiştir. 

Diğer kızı Hygeia ise sağlığın en iyi yaklaşımının insanlara yaşama yolları öğreterek, onların hasta olmamalarını sağlamak olduğuna inanmıştır. Panacea modern tıbbın öncüsü, Hygeia ise iyilik hali hareketinin 2000 yıl önceki öncüsü olarak görülmektedir.

1940’lardan önce “hastalık durumunun olmaması” olarak tanımlanan sağlık 1947 yılının başında, DSÖ tarafından “yalnızca hastalık veya sakatlığın olmaması değil; fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan tam bir iyilik hali” olarak yeniden tanımlanmıştır. 

Bu tanım hastalığın zıddı gibi görülen sağlık kavramının içine sağlığın korunması ve yaşam kalitesinin arttırılması gibi hedefler katarak sağlığın kapsamını genişletmiştir. 

İyilik hali kavramı da sağlığa benzer Şekilde, pek çok araştırmacı tarafından hastalık karşıtı olarak değerlendirilmemiştir. İyilik halinin ilk yazılı kaydı, 1654‟te Oxford İngiliz Sözlüğü’nde, günümüzde kullanılan “wellness” kelimesiyle değil, “wealnese” olarak yer almaktadır. 

Kayıtta iyilik hali, “iyi sağlık durumu” olarak ifade edilmektedir. 20. yüzyılın ortalarına kadar da iyilik hali, hastalık kavramının karşıtı bir anlamda kullanılmıştır ve bu kullanım o dönemin sözlüklerinde yer almaktadır. İyilik hali (wellness); iyi olma (well-being) ve fit/zinde olma (fitness) kelimelerinin birleşiminden oluşturulmuştur.

Üzerinde uzlaşılan bir tanımı olmasa da iyilik hali; sağlığın birey tarafından deneyimlenen öznel tecrübesi, ulaşılacak bir noktadan ziyade yaşam boyu devam eden bir süreç, bedenin, zihnin, ruhun ve diğer boyutlarının sinerjik etkisiyle ideal sağlığa ve iyi olma haline yönelmiş bir yaşam şekli olarak değerlendirilebilir. 

Günümüzde iyilik hali kavramının önem kazanması, çoğunlukla hastalandıkları zaman sağlık kurumuna tedavi olmak amacıyla başvuran insanların bu alışkanlığını değiştirmeye başlamıştır. 

Artık bireyler herhangi bir sağlık sorunuyla karşılaşmamış olsalar bile, kaliteli ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek için bireysel sağlıklarının yönetimine ihtiyaç duymaktadır. 

İyilik halinin öğrenilebilir ve değiştirilebilir özelliklere sahip olması daha sağlıklı ve iyi bir yaşam hedefiyle iyilik hali programlarının geliştirilmesini sağlamıştır.