Meme kanseri cerrahisinde hiçbir kozmetik kayıp yaşamadan tedavi mümkün!

Meme kanseri günümüzde her 8 kadından birinde hayatının bir döneminde görülüyor. Sıklığı yaşla birlikte artıyor. Meme kanserinde erken tanı çok önemli. Çünkü hastalık erken dönemde yakalanırsa tedavi şansı çok yüksek oluyor. 40 yaş üstü kadınlarda her yıl genel cerrahi uzmanı muayenesi sonrası meme usg ve mamografi yapılması gerekiyor. Bu sayede bir çok hastalık erken evrede yakalanabiliyor. Hastalık görüntüleme yöntemleriyle teşhis edildikten sonra mutlaka doku örneği alınarak tanı kesinleştiriliyor ve sıra ameliyat planlamasına geliyor. Bu aşamada kişisel tecrübelere göre değişik ameliyat seçenekleri gündeme gelebiliyor.

Kadınların korkulu rüyası meme kanseri tedavisinde, en güncel tedavi protokolü “cilt ve meme başı koruyucu cerrahi”. Bu yöntemde hastanın meme başı ve meme cildi korunuyor, memenin içi tamamen boşaltılıyor ve aynı seansta meme silikon implant ile veya hastanın kendi kas dokusu ile (sırt veya karın bölgesinden alınan) dolduruluyor. Hasta ameliyat sonrası herhangi bir kozmetik kayıp yaşamıyor. Ayrıca bu ameliyat ile birlikte koltukaltı lenf bezlerindeki yayılım ameliyat öncesi yapılan lenf haritalandırması ve ameliyat sırasında kullanılan gama sayacı ile ‘’nokta atışı’’ şeklinde küçük bir kesiden tespit edilebiliyor ve bu sayede gereksiz koltukaltı lenf bezlerinin alınmasının önüne geçiliyor. Geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında hastanın meme kanseri tedavisini daha rahat atlatmasını sağlayan bu yöntemler gücünü, birbirini tanıyan, bir çarkın dişlileri gibi koordineli çalışan ekip çalışmasından alıyor. Genel cerrah, estetik ve plastik cerrah, nükleer tıp uzmanı ve patolog aynı ameliyatta “yeteneklerini birleştiriyor” ve bu sayede hasta, kozmetik açıdan da adeta hastalık öncesindeki dönemine geri dönüyor. Türkiye’de az sayıda merkezde bu cerrahi teknikler uygulanıyor.

Tümörlü dokunun genişçe çıkarıldığı Meme Koruyucu Cerrahi’ye (MKC) göre farkı, MKC de hasta mutlaka radyoterapi görmesi gerekirken bu yöntemde radyoterapiye oldukça nadir ihtiyaç duyulması.

Kişisel pratiğimde 10 yıldan daha uzun süredir aynı ekiple bu cerrahi tekniği birçok hastaya uyguluyor ve yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz. Meme dokusu tamamen alındığı için hastada meme kaynaklı kanserin tekrarlama riski düşüyor.

MEME KANSERİ TANISI KONAN ÇOĞU HASTA BU YENİ YÖNTEMLE AMELİYAT OLABİLİR

Birçok meme kanseri hastası, meme kanserinde en yeni teknik olan cilt ve meme başı koruyucu mastektomi ile ameliyat olabilecekken maalesef organ kaybı yaşayabiliyor veya MKC uygulanıp radyoterapi gereksinimi doğabiliyor. Bazı kriterleri de dikkate alarak, dördüncü evre hariç her evrede bu yöntem tercih edilebiliyor. Tümör meme başına yakınsa meme başını korumak mümkün olmayabiliyor. Fakat bu hastalarda meme cildi yine de korunabiliyor.

BÜTÜN İŞLEMLER TEK SEANSTA BİTİYOR.

‘SİNTİGRAFİK HARİTALAMA’ İLE HATAYA YER YOK

Cilt ve meme başı koruyucu cerrahide bu işte tecrübeli bir ekibin olması çok önemli. Çünkü bu yöntemde meme başının ve bırakılan cildin beslenmesini bozmadan bu işlemleri yaparken, hiç meme dokusu bırakmamak gerekiyor. Meme kanseri ameliyatında aynı anda eş zamanlı olarak koltukaltı lenf bezlerinin de incelenmesi gerekiyor.

Meme lenf akımının ilk boşaldığı lenf düğümüne sentinel lenf nodu(SLN) deniliyor. Bu lenf düğümü çıkarılıp ameliyat sırasında patolog tarafından inceleniyor ve yayılım yoksa diğer lenf düğümlerine dokunulmuyor. Lenf düğümünde yayılım varsa koltukaltı lenf düğümlerinin çoğu alınmak zorunda kalınıyor. Dolayısıyla bu lenf düğümünün ameliyat sırasında doğrulukla tespiti hayati önem taşıyor. Biz SLN tespitinde sayılı merkezlerde imkan olan lenfosintigrafi ve gama sayacı kullanıyoruz. Bu yöntemde ameliyattan önce, tümör bulunan memenin lenf akış haritası (lenfosintigrafi) çıkarılıyor. Daha sonra nükleer tıp uzmanı da ameliyata katılıyor. SLN koltukaltına yapılan küçük bir kesiden gama sayacı ile nokta atışı yaparak %100’e yakın doğrulukla tespit ediliyor. Bu yöntemle hastada tümörlü doku bırakılma riski, dolayısıyla nüks ihtimali de azalıyor.

Hepinize sağlıklı günler dilerim.

Yrd. Doç. Dr. Murat KALAYCI

Genel Cerrahi Uzmanı

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz